Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

Pazarcık

:

İlçemiz

CUMHURİYET DÖNEMİ ÖNCESİ
             Padişah Abdülaziz ( 1861- 1876 ) zamanında Maraş'ın Halep Eyaleti'ne bağlanması üzerine Pazarcık idari yönden Halep'e bağlanmıştır.  Bugün halk arasında Pazarcık İlçesi'nin ilk yerleşim yeri Ufacıklı Köyü olarak bilinir. Bununla birlikte Narlı'da da kaza teşkilatının kurulduğundan bahsedilmektedir. Ufacıklı Köyü'nde kurulan kaza teşkilatı 1877 de Bağdın-ı Sagir'e ( Küçük Bahçe) yani bugünkü Yukarı Pazarcık'a nakledilir .  Bu kararın alınmasında, buradan geçen Malatya-Halep- Bağdat yolu ile Bağdın-ı Sağir'in güney batısında İkigöz mevkiinde birleşen Bursa- Halep yolunun bulunması büyük rol oynamıştır.  Kaza merkezinin iki önemli ticaret yolunun yakınında oluşturulması, o devirde kervanlarla ticaret yapan tüccarlar için buranın konaklama yeri olarak kullanılması, kasabayı kalkındırmıştır. İlçenin yol güzergahı üzerinde bulunması ve o tarihlerde kervancıların mallarını satmak amacıyla burada konaklamaları ve mallarını pazarlamaları, aynı zamanda mahalli ürünleri de başka yerlere götürmek için toplanmaları Pazarcık'ın küçük fakat canlı bir pazar haline gelmesine neden olmuştur.  Bütün bu olumlu faktörlerden sonra kasaba, Pazarcık adıyla anılmaya başlanmıştır. Bugün Pazarcık sakinleri Bağdın-ı Sağir'e Yukarı Pazarcık (Eski Pazarcık); Bağdın-ı Kebir'e de Ulubahçe Köyü, bugünkü ilçe merkezine ise Yeni Pazarcık veya Aşağı Pazarcık demektedirler.
KURTULUŞ SAVAŞI DÖNEMİ
             Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda yenilmesi sonucu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştı.  Buna göre Maraş ve çevresi önce İngilizler, daha sonra Fransızlar tarafından işgal edilmişti.  İngilizler Türk yönetimine karışmadıkları için onlara karşı pek fazla bir direniş olmamıştır.  Ancak Fransızların, bölgedeki Ermeni kuvvetleriyle beraber zulme ve katliamlara başlaması, tüm yurdu olduğu gibi bölge halkını da rahatsız etmiştir.  Bunun sonucunda da Kuvay-ı Milliye hareketine katılarak yurttaki bağımsızlık mücadelesine destek vermek amacıyla 15 Eylül 1919'da Pazarcık Müdafa-i Hukuk Cemiyeti resmen kurulmuştur. Bu konuda bölgede görevli bulunan Kılıç Ali Bey, Pazarcık'ın Antep'le Maraş arasında önemli bir mevkide olduğunu ve düşman tarafından işgal edilmediğini de düşünerek kendisine Pazarcık'ı karargah olarak seçmiştir.  Kılıç Ali Bey, 1919 yılının aralık ayı başlarında, yanlarında iki hafif makineli tüfek ve on beş askerle Pazarcık'a geldi.  Bu küçük birlik, halkın üzerinde şaşılacak derecede büyük tesir uyandırdı. I. Dünya Savaşı'ndan sonra büsbütün dağıldığı ve kaybolduğu sanılan Türk ordusunun timsali olan bu küçük birlik,Türk'ün hiçbir zaman göçüp gitmeyeceğinin, Türk ordusunun yeniden ortaya çıkarak düşmanı tepeleyeceğinin ve vatanı kurtaracağının bir delili sayılıyordu. Kılıç Ali Bey'in çalışmaları sonucu Pazarcıklıların Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne katılmaları Fransızların korkulu rüyası olur.  Çünkü tamamıyla dağlık, ormanlık, bataklık ve akarsularla kaplı bu doğal kale içinde, Türk milletinin en savaşçı bir bölümü oturmaktaydı. Fransızlar Pazarcık'taki aşiret reisleri ile irtibata geçerek kendi taraflarına çekmeye çalışmışlardır.  Ama vatansever duygularla dolu olan bu kişiler kesinlikle Fransızların karşısında yer alarak, Pazarcık'ta Milli Mücadeleyi desteklemişlerdir. 
 
 

 
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Emniyet Teşkilati Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği
  • UPEM
  • TUBİM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • UTSAS Sempozyumu
  • KGYS
  • BİMER
  • İçişleri Bakanlığı
  • Çocuklar Uluslararası Sempozyumu
  • Polis Radyosu